Mekke İttifakı'nın 'dördüncü üyesi' kim olacak? Mısır için kritik eşik
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na katılması en muhtemel ülke olarak Mısır öne çıkıyor. Dışişleri Bakanı Fidan, 'bir sonraki aşamada' Mısır'ın da ittifakta yer alacağına inandığını söyledi; ancak kararı üç ülkenin birlikte vereceği belirtildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında geçtiğimiz hafta Mekke'de imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması (Mekke İttifakı), bölgesel güvenlik mimarisinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Üç ülkenin ortak iradesiyle şekillenen anlaşma, bölgede barış ve istikrarın desteklenmesi amacı taşıyor.
Mısır'ın katılımı gündemde
Anlaşmanın diğer bölge ülkelerine de açık olması, dikkatleri doğal olarak Mısır'a çevirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Anadolu Ajansı Editör Masası programında yaptığı açıklamada, Mısır'ın sürece dahil olacağına olan inancını dile getirdi:
"Mısır zaten bizim doğal ortağımız bütün meselelerde. Bir sonraki aşamada Mısır'ın da aramızda olacağına inanıyorum. Şu anda ittifak üyesiymiş gibi davranıyoruz birbirimize."
Fidan, bu yöndeki tek engelin "birkaç teknik husus" olduğunu, bunların aşılmasıyla Mısır'ın katılımı için hiçbir sebep kalmayacağını vurguladı. Ne Pakistan'ın ne de Suudi Arabistan'ın bu konuda bir görüş ayrılığı bulunmadığının altını çizdi.
Teknik engel: Sınır ötesi harekat doktrini
Emekli Mısırlı general ve stratejik analist Samir Ragıb, BBC News'e yaptığı değerlendirmede söz konusu teknik hususa açıklık getirdi. Ragıb, Türkiye ve Pakistan ordularının sınır ötesi harekat doktrinine sahip olduğunu, buna karşılık Mısır'ın böyle bir askeri doktrininin bulunmadığını belirtti. Bu durum, Mısır'ın olası katılımının önündeki en önemli yapısal sorun olarak görülüyor.
Karar 3 ülkenin ortak iradesiyle şekillenecek
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da konuya ilişkin açıklamasında, ittifakın yeni katılımlara açık bir yapıda olduğunu söyledi. Yılmaz, "Neden olmasın? Mısır çok değerli bir ülke, çok önemli bir güç. Askeri, coğrafi ve nüfus itibarıyla da büyük bir potansiyele sahip" ifadelerini kullandı. Ancak nihai kararın üç kurucu ülkenin birlikte değerlendirmesiyle verileceğini hatırlattı.
Jeopolitik zincir: Süveyş'ten Hint Okyanusu'na
Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, Mısır'ın olası katılımının yalnızca dördüncü bir ülkenin eklenmesi anlamına gelmediğini, çok daha kapsamlı bir dönüşümü beraberinde getireceğini söyledi.
Yaycı'ya göre Mısır'ın katılımıyla birlikte ortaya çıkacak tablo şu şekilde:
- Doğu Akdeniz: Türkiye
- Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz'in kuzeyi: Mısır
- Kızıldeniz ve Körfez: Suudi Arabistan
- Arap Denizi ve Hint Okyanusu: Pakistan
"Bu noktada gerçekten yeni bir bölgesel güvenlik mimarisinden bahsetmeye başlayabiliriz" diyen Yaycı, deniz güvenliği alanında gerçek bir koordinasyonun oluşmasıyla ittifakın yalnızca kara savunması odaklı bir yapı olmaktan çıkıp fonksiyonel bir çerçeveye dönüşeceğini vurguladı.
Bu yeni mimari kapsamında enerji yollarının korunması, ticaret gemilerinin güvenliği, kritik boğaz ve limanların güvenliği, müşterek deniz tatbikatları, deniz istihbaratı paylaşımı ve lojistik destek gibi başlıklar ön plana çıkıyor.
Bölgesel Dörtlü platformu (R4)
Mısır, zaten Regional Four (R4) ya da Bölgesel Dörtlü olarak bilinen platformun üyeleri arasında yer alıyor. Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır'dan oluşan bu platform, askeri ittifaktan bağımsız olarak çok boyutlu bir işbirliği zeminini temsil ediyor. Fidan, Bölgesel Dörtlü'nün önemini koruduğunu ve Mısır'ın bu platformdaki kritik konumunun değişmediğini belirtti.


